Körebeeee…
                                   
Sabrı anlat bana…
Mağlubiyetlere dayanmayı öğret ruhuma
Bir ışık yak aydınlansın ufuklarım
Söyle ne vâkit sona erer bu amansız sınanma?
Â
Özlemi anlat bana…
Göğünde kanat çırpan vuslat kuşları
Nereye konarlar yorulduklarında?
Ayaz yemiş sevdaların bakışlarındaki
Ümitsiz ümitleri anlat.
Yalnızlığın dili olsaydı sormazdım sana…
Â
Sevgilerin nihayetini anlat…
Nasıl biter bir sevda?
Yakıp, yıkılan umutların külleri
Nereye savrulur sonunda?
Ben sustukça sen anlat…
Hüzünlerine geldim,
Bir damladan derya yaptığım hasret
Ve
Dinmek bilmeyen bir sancıyla.
Al kat acılarımı acılarına…
Â
Hep vuslatı düşünürken savruldum
Yüreğimin esir rüzgârlarıyla.
Hayat körebe oyunuydu
Sobelendim yaşanmamışlıklara.
Anlat, merak ediyorum
Her zaman ışık var mıdır, tünellerin ucunda?
Â
(alıntı )
Â
Filed under Bülbül Lisan-ı (ÅŸiirler) | Comment (0)Sefayla…

parlayan gözlerle bir gece masalında
masum dudakla merhaba dedik aÅŸka
gezdik dolaştık serseri yağmurda
kimsesiz ve ıslak bomboş sokaklarda
bir gece bir gece rüyamda
sen yoktun uyandım ağlamaklı sabaha
hayatın hızıyla yaşadık o aşkı
her şey bir anda başladı yaşandı ve bitti
aynı yöne gidipte bir süre sonra
uzaklaÅŸan iki tren gibi
barbaros sefa
(my kuzi prodüction ![]()
Demlikli bardağım

Bitki çaylarımı içeceğim üstündeki japon kızı kendime benzettiğim ıhlamur bardağım
İçinde demliÄŸin olması süper birÅŸey bence …Böylece mis gibi ıhlamurları sallama poÅŸette içmek zorunda kalmayacağım ,anne ıhlamurumu iÅŸ yerindede içebileceÄŸim ![]()
Ayna da küskün yüzüm…
Â

Yürü ey bivefa hercâî güzel
 Gönlüm o sevdadan vazgeldi geçti
 Soldu açılmadan gonce-i emel,
 Sonbahara erdik, yaz geldi geçti..
Filed under Gönül KuÅŸum... | Comments (2)Muallim Hanım…

Yeni uÄŸraşım bakalım öğretmenlik…
Öğrencilik bitti …üniversite yılları ve arkadaÅŸları sanırım çok özlüyorum….
Ama ben üniversite de bu kadar çalışmamıştım ÅŸimdi konu hazırla test hazırla çalış çalış sonra gelip uyu…
bu iÅŸin bir kolayı yok mu …Sanırım bu yıl böyle zor geçecek…
Filed under Uncategorized | Comment (1)EÅŸinizin sevgi dilini keÅŸfedin
Psikologlar, sevildiğini hissetmenin, insanın birinci derecedeki duygusal ihtiyacı olduğu sonucuna varmışlardır. Beş temel sevgi dili vardır. Çoğu zaman sevgimizi ifade ederiz ama, mesaj yerine ulaşmayabilir. Karşı taraf hâlâ sevilmediğinden şikâyet ediyorsa aynı sevgi dilinden konuşmuyoruz demektir. Tıpkı iki farklı dili konuşan yabancı insanlar gibi. O halde sevgi dillerine bir yolculuk yapıp onları keşfetmeye ne dersiniz? Acaba eşinizin ve çocuğunuzun sevgi deposu hangi dille doluyor? Beş sevgi vardır ki onlar şunlardır; onay sözleri, nitelikli beraberlik, hediye almak, hizmet davranışları, fiziksel temas.
·    Eşimden en çok neyi isterim? Eşinizin yaptığı ya da ihmal ettiği neler sizi daha derinden etkiler?
·    Eşinizden en çok neyi rica edersiniz? (En çok istediğiniz şey, muhtemelen sevildiğinizi en çok hissetmenizi sağlayacak şeydir.)
·    Eşinize sevginizi düzenli olarak ne şekilde ifade edersiniz? (Sevgiyi ifade etme yönteminiz, aynı zamanda sevildiğinizi hissetmenizi sağlayacak şeyin bir işaretidir.)
Burada unutulmaması gereken en önemli nokta, her insanın farklı sevgi dili olacağıdır. Eşimiz veya çocuğumuz için 1. sevgi dili nitelikli beraberlikken arkadaşımız için de 1. sevgi dili onay sözleri olabilir. Erkek için 1. sevgi dili hizmet davranışları iken kadın için hediye alma 1. sevgi dili olabilir. Eğer sevginizi karşınızdakinin anlamadığı bir dilde ifade ediyorsanız, o sizin sevgi gösterdiğinizi anlayamıyor demektir.
Belki eşiniz veya çocuğunuz cesaret verici sözler duymak istiyor ama siz bir akşam yemeğinin onu neşelendireceğini düşünüyorsunuz. Veya herkesten ve her şeyden uzakta sizinle beraber olmayı arzuluyor; verdiğiniz bir çiçek ona hiçbir şey ifade etmiyor, değer verdiğinizi anlatmıyor. Yani bütün problem iki ayrı dilin konuşulmasından kaynaklanıyor. Çözüm ise muhatabın anladığı birinci sevgi dilini keşfedip, konuşmayı öğrenmek. Biraz gayret gerektiriyor.
Şikâyetler, sevgiye ihtiyacımızı anlatır
·    Erkek: Çocuk olduğundan beri benimle hiç ilgilenmiyor, 24 saatini ona ayırıyor.
·    Erkek: Eve gitmek istemiyorum hep dırdır hep dırdır. Dinlemeye niyetim yok.
·    Kadın: Eve gelmesini istemiyorum, onsuz daha huzurluyum.
·    Eşler: Aşkımız bitti, ilişkimiz öldü.
·    Eşler: Eskiden yakınlık hissediyorduk, ama şimdi değil.
·    Çocuk: Ailem başarılarımı onaylamıyor, en ufak başarısızlığımı ise acımasızca eleştiriyorlar.
·    Çocuk: Babamın varsa yoksa işi.
·    Çocuk: Babam arabasını bile benden daha çok seviyor gibi…
EÅŸler birbirinden, ilgi ve sevginin ifade edilmesini bekliyor
1. Sevgi dili “onay sözleri” ise ne yapmalı?
Kişiye olan sevginin ve hislerin sözel olarak ifade edilmesidir. Bu sevgi diline sahip kişiler sevildiklerini bilseler de bunu duymak isterler ve genellikle sevgilerini bu şekilde ifade ederler.
·    Ondaki farklılığı görün ve söyleyin: (Saçların mükemmel olmuş./Bu elbiseyle çok hoş görünüyorsun.)
·    Güzel yaptığı şeyleri takdir ve teşvik edin. (Ne kadar da çok çalışıyorsun./Kardeşinle ne kadar da güzel ilgileniyorsun.)
·    Başkasının yanında ya da yalnızken onu övün.
·    Sevecen bir tavır ve ses tonuyla konuşun.
·    Ona sözlerinizle cesaret verin.
·    Sevginizi iletecek güzel sözler söyleyin.
·    Kesinlikle olumsuz sözler söylemeyin, sürekli eleştirmekten vazgeçin.
2. Sevgi dili “nitelikli beraberlik” ise ne yapmalı?
“EÅŸim çok çalışıyor fakat benimle zaman geçirmiyor. Babam bizim her ihtiyacımızı karşılar ama benimle sorunlarım hakkında konuÅŸtuÄŸunu hiç hatırlamam.” feryatlarını duyuyorsanız, nitelikli beraberlikten söz etmenin tam zamanı. Peki ama sıkça sözü edilen bu nitelikli beraberlik ne anlama geliyor?
Kişiyle olan beraberliğin nitelikli, yani sadece o kişiye has olarak değerlendirilmesidir. Bu birliktelikte amaç sadece aynı ortamı paylaşmak değil, kişiyi etkili dinlemek, sadece ona odaklanmak ve kişiyle beraberken farklı bir işle meşgul olmamak esas olmalıdır.
·    Yılda en az bir kere ailenizle tatile çıkın.
·    Eve gelince gününüzü anlatın, onun gününün nasıl geçtiğini sorun ve bütün dikkatinizi vererek dinleyin. (Televizyon izlemeden ve gazete okumadan)
·    Beraber yürüyüşe çıkın.
·    Yemeğe gidip birbirinize bakarak konuşun.
·    Yapmaktan hoşlandığı bir şeyi birlikte içtenlikle yapın.
·    Eşinizle konuşurken göz temasını sürdürün, başka bir şeyle uğraşmayın, sözünü kesmeyin ve beden dilini gözlemlemeyi unutmayın.
3. Sevgi dili “hediye alma” ise ne yapmalı?
Hediyeler sevginin görsel sembolleridir. Geçmişte aldığınız armağanlarınızı eleştirdi veya verdiğiniz hiçbir şey kabul görmediyse armağan alma birincil sevgi dili değildir.
·    Önemli günleri asla ihmal etmeyin.
·    Eve gelirken bir çiçekle veya çocuklarınızın sevdiği şeylerle gelin.
·    Hediyenin pahalı olması veya her hafta verilmesi gerekmez.
·    Hediye, bireyin diğer kişinin karşısında değerli olduğu izlenimini verdiği için önemlidir. Muhatabınızı tanıdıktan sonra hediyelerin çeşitliliği artacaktır.
·    Sıkıntılı zamanlarında mutlaka yanlarında olun. (Arkadaşlarıyla tartışma-sınavlar vs.)
·    Kendini armağan etme.
·    Kimi zaman fiziksel varlığınız ona verebileceÄŸiniz en deÄŸerli armaÄŸandır. (”Kocam Ahmet futbolu benden daha çok seviyor.” “Bilgisayarı benden daha deÄŸerli.” diye düşünmesin.)
4. Sevgi dili “hizmet davranışları” ise ne yapmalı?
Hizmet davranışları kişiye yardım ederek onu memnun etmeyi içerir. (Dünyanın en iyi ev kadınıdır. Mükemmel bir aşçıdır. Çocuklarımla mükemmel ilgilenir.)
·    Araştırma ödevleri konusunda yardım edin.
·    Ders çalışırken meyve suyu ikram edin.
·    Ev işlerinde ona yardımcı olun. (O iş yaparken oturup TV izlemeyin.)
·    Bulaşıkları makineye koymasına yardım edin, çöpleri dökün.
·    Masayı hazırlamasına yardım edin.
·    Onun için özel yemekler pişirin.
·    Her tarafı temiz tutun.
·    O geldiğinde çayını hazırlayın, servis yapın.
5. Sevgi dili “fiziksel temas” ise ne yapmalı?
·    Fiziksel temas bir kişinin yakınlarına olan sevgisini ya da nefretini belirtme yoludur. (Şefkatle sarılma ya da yüze vurulan bir tokat)
·    Fiziksel temas kurun. (Sarılma, başını okşama)
·    Üzüntülü anında ve ağlarken ona sarılarak destek olun.
·    Ellerini tutun.
·    Yanınızdan geçerken ona dokunun.
·    Yürürken elinizi çocuğunuzun omzuna atın.
·    Çocuk gelişim alanlarında çok sayıda araştırma şu sonucu vermiştir. Kucaklanan ve öpülen çocuklar uzun zaman süreçlerinde fiziksel temastan mahrum bırakılmış çocuklara nazaran daha sağlıklı bir duygusal yaşam geliştiriyorlar
Â
Â
Filed under Gönül Kuşum... | Comment (0)Sağlık Bakanlığı uyardı: Plastik kahve pişiricileri çöpe atın
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın elektrik ÅŸoku riski bulunduÄŸu gerekçesi ile toplatma kararı aldığı plastik kahve piÅŸiriciler, kansere de neden oluyor. SaÄŸlık Bakanlığı Temel SaÄŸlık Hizmetleri Genel Müdürü Seraceddin Çom, vatandaÅŸlara evlerde bulunan cihazların çöpe atılması tavsiyesinde bulundu

SaÄŸlık Bakanlığı Temel SaÄŸlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Seraceddin Çom, CİHAN’a yaptığı açıklamada daha çok kahve yapımında kullanılan plastik su ısıtıcılarının, SaÄŸlık Bakanlığı’nın da görüşü alınarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından toplatılmaya baÅŸlandığını hatırlattı. Toplatma kararının doÄŸru olduÄŸunu ve desteklediklerini vurgulayan Çom, “Elektirikli plastik su ısıtıcılarında elektrik kaçağı olabiliyor. İnsan saÄŸlığı üzerinde de olmsuz bir çok etkisi var.” dedi.
Bazı plastiklerin içinde  gözle görülmeyen metal tozunun bulunduğunu aktaran Çom, ısıyla birlikte bu maddenin suya karışarak kansere neden olabileceğini aktardı.
Bisphenol A adı verilen bir baÅŸka maddenin ise, plastiÄŸin uygun olmaması durumunda yine ısıyla suya karışabildiÄŸini kaydeden Çom, “Hayvanlarda yapılan deneyler sonucunda bu maddenin sürekli kullanılması halinde, beyin saÄŸlığı ve üreme sistemini olumsuz etkilediÄŸi ortaya çıktı. İnsanlarda bu yönde yapılmış bir çalışma yok fakat metebolizmalar birbirine benzediÄŸi için insanlar açısından da risk taşıyor.” diye konuÅŸtu.
Uygun olmayan plastikte bulunan daha bir çok maddenin kanserden, alerjiye kadar bir çok sistem bozukluÄŸuna sebep olabildiÄŸini belirten Çom, devam etti: “İspatı olmasa bile, insan saÄŸlığını tehdit eden bir durum var. Her türlü risk taşıyan ÅŸeyden kaçınmak gerek. Bu yüzden vatandaÅŸlarımız bu cihazları kullanmamalı. Mümkünse, evlerinde olanları da, kaldırıp çöpe atmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü aradan zaman geçince, cihaz da evde bulunuyorsa, unutup tekrar kullanabilirler.”
Â
Filed under Haber Kuşu... | Comment (0)Hayatın Tuzu&Biberi
Bugün çok sevimli bir tuzluk biberlik aldım
eskiden internette görmüştüm bugün paÅŸabahçede gördüm ve tam benlik dedim çok sevdim…

Karabiberlik ile Tuzluğun Aşkı  İkimiz bir fidanın
Güller açan dalıyız
Sen benimle ben seninle
Bu hayatı yaşamalıyız
Severek birbirimizi
Hayatta hep gülmeliyiz …
hayatta hep gülmek olmazda temenni ve dua sanırım

* * *
Â
Â
Â
Â
Filed under Alışveriş | Comments (2)
Saç Bakımı
Saç Bakımı;
BUgün aktara gidip kullanacağım yağları alacağım sonra şu tarifleri uygulayacağım:
(Tabi hepsini bir günde değil
beğendiğim tarifleri yazıyorum yeri geldikçe ihtiyacıma göre kullanabileceğim
1)Saç besleyici bakım
*zeytinyagi (32 ml)
*gülyagi (4 ml)
*bademyagi (32 ml)
*hintyagi (32 ml)
Ben buna çörekotu yağı, lavanta yağı, dipleri için arada
***Okaliptüs yağı, Biberiye yağı, Jojoba yağı (kepek için10 damla okaliptüs yağı 15 damla Biberiye yağı ve 50 ml Jojoba yağı sıcak su banyosunda ısıtılarak iyice karıştırılır ) da eklemeyi düşünüyorum
hepsi kariştirilir, yatmadan önce saç dipleri hafifçe masaj yapilarak çok iyi sürülür, baş pamuklu bir bezle kapatilarak yatilir, sabahleyin yikanir .(her ay 3 gün arka arkaya yapilir yazıyordu ama ben 3 gün yapmam sanırım)
2)Düzensiz saçlara:
Karmaşık ve düzensiz saçlar için hamamelis suyu iyi gelir. Hamamelisin birleşimindeki flavonitler, taninler ve acı maddeler baş derisinin gözeneklerini büzerek, fazla yağ ve kepek üretimini önler. Akhuş ekstraktıda aynı şekilde etkilidir. Bu nedenle
*20 ml akhuş ekstraktı,
*100 ml hamamelis suyu ile karıştırıldıktan sonra buna
*8-10 damla oğulotu ekstresi katılır. Bu iksir püskürtmeli bir şişeye konur ve 3 hafta süreyle sabah ve akşamları bu iksirle saçlar ovalanır. İksirin bozulmaması için buzdolabında kalması gerekir.
3)Yıpranmış saçlara ;
Sürekli değişik şampuanlar, spayler, jöle kulanma, yanlış beslenme veya bakımsızlık nedeniyle baş derisi kaşınır ve iltihaplanır.
*AtkuyruÄŸuotundan 100 gram ve
*15 gram kekik 500 ml kaynar suda haşlanır. Çay soğuduktan sonra süzülür ve buna
*2 yemek kaşığı sirke ilave edilir.
Saçlar yıkandıktan sonra bu iksirden saçlara sürülür ve saçlar ovalandıktan sonra taranır. İksirin bozulmaması için buzdolabında kalması gerekir. Kekik dezenfekte edici eterik yağlar içerir. Atkuyruğuotu ise yüksek oranda silisik asit içerir. Silisik asit başın derisindeki kandolaşımını artırır ve deri gözenekleri büzülür.
4) Yağlı Saçlara :
(yani benim saçlarım
Yeşil çay saçların nemini ayarlayıcıdır ve limon ise saçlardaki yağları yokedicidir.
*Bir yemek kaşığı yeşil çay ;demliğe konur ve üzerine
*150 ml kaynarsu ilave edildikten sonra 10 dakika beklenir ve süzülür. Deme
*50 ml limonsuyu katılır ve bu karışımla saçlar yıkanır. Saçlar başka şampuan veya sabunla yıkanmaz, öylece kurutulur. Buna haftada iki defa 3 hafta devamedilir.
Kuru saç bakımlarını yazmıyorum çünkü saçlarım kuru değil
bunlar benim için gerekli olabilecek bilgiler
5) Sirke durulaması :Parlaklık ve esneklik kazandırır.
1 yemek kaşığı Elma sirkesi ve 5 damla Hint yağı 1-2 litre sıcak suya karıştırılır.
1  yemek kaşığı Elma sirkesi ve 5 damla Hint yağı 1-2 litre sıcak suya karıştırılır  Saçlar bu suyla durulanır ve kafa derisine masaj yapılır. (Elma sirkesi ile saçlarımı duruluyordum ama hint yağı katmıyordum ….aldığımda hint yağınıda ekliyeceÄŸim)
Â

Beklenen

Beklenen |
kaybolacağım beyazın
derinliÄŸinde
sen beni gümüş
yüreğimden tanıyacaksın
şövalyeler olacak
etrafımda
-ki onlar zamansız ülke
atlılarıdır-
mızraklarıyla çizecekler
umut haritalarını
kızıl gözlü yokluğun
simgesi
sen
gelene dek
mataramda bir yudum
dahi düş kalsa
sahile kıyısı olmayan
çöllerde
hep beklenen olacaksın
……
Rasih Yılmaz